DOLAR 17,9331 -0.03%
EURO 18,4099 -0.71%
ALTIN 1.038,510,60
BITCOIN 4404031,56%
İstanbul
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

editor

editor

28 Temmuz 2022 Perşembe

Enerjisa Enerji, Brisa’nın Aksaray Fabrikası’nın enerjisini güneşten sağlayacak

Enerjisa Enerji, Brisa’nın Aksaray Fabrikası’nın enerjisini güneşten sağlayacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aksaray bölgesindeki en büyük çatı güneş enerji santrali yatırımı olan santral ile

Brisa ve Enerjisa Enerji 2050 yılı Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attılar. Yaklaşık 2.075 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk gelen 6.226 MWh’lik üretim kapasitesi ile yılda 3.000 ton CO2 salımının da önüne geçecek.

 

Sabancı Holding ve Bridgestone Corporation iştiraki, Bridgestone ve Lassa markalarıyla Türkiye lastik pazarı lideri Brisa ile yüzde 20’si halka açık olan ve ana sermayedarları Sabancı Holding ve E. ON SE olan Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende satış şirketi Enerjisa Enerji önemli bir iş birliğine imza attı. Sürdürülebilirliğe katkı sunma hedefiyle çalışan lastik pazarı lideri Brisa, dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan güneş enerjisini kullanarak karbon ayak izinin azalmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Enerji Performans Modeli ile kurulan güneş enerjisi santrali sayesinde Brisa kendi elektriğini kendi üreterek enerji tasarrufu konusunda sektöre rol model olacak.

 

İşimin Enerjisi çatısı altında sunduğu doğa dostu ürünlerle müşterilerinin enerji tüketiminde tasarruf sağlayarak yenilenebilir enerji kullanımını artırarak,yenilikçi çözümler sunan Enerjisa Enerji’nin Güneş Enerjisi Santrali uygulaması ile Brisa’nın Aksaray fabrikasına toplamda 4.2MW kurulu güce sahip bir güneş enerji santrali kuruldu. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Brisa Aksaray fabrikası Türkiye’nin akıllı teknolojilerle donatılmış ilk fabrikası olma özelliğine de sahip. Santralin yüksek performansla çalışabilmesi için tüm bakımları Enerjisa Enerji tarafından yapılacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Santralin üretimi 2.075 hanenin ihtiyacına denk geliyor

75.000 m2 çatı alanı üzerine 10.400’den fazla güneş paneli yerleştirilerek kurulan santral yıllık 6.226 MWh’lik üretim kapasitesi ile tesis ihtiyacının yaklaşık 5’te 1’ini karşılayacak. Yaklaşık 2.075 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk bu büyüklüğün yenilenebilir enerjiyle sağlanması sayesinde yılda 3.000 ton CO2 salımının önüne geçilmiş ve karbon ayak izinin azaltılmasında önemli bir katkı sağlanmış olacak.

 

Bu yatırımın, Brisa’nın 2050’deki net sıfır emisyon hedefine doğru önemli bir adım olduğunu belirten Brisa CEO’su Haluk Kürkçü şunları söyledi: “Yolculuğunuzu sağlama alma vizyonu ile faaliyet gösteren bir şirket olarak dünyamızın geleceğini önemsiyoruz. Bu bilinçle, şirketimizin ortakları Bridgestone Corporation ve Sabancı Holding’in vizyonuyla sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Her yıl karbon emisyonunun ve atıkların azaltılması, enerji ve suyun verimli kullanılmasına yönelik somut aksiyonlarla sürdürülebilirlik performansımızı daha ileriye taşıyoruz. Güneş enerjisi santrali yatırımımızı, yenilenebilir enerji kullanımı ve karbonsuz bir gelecek için atılmış önemli bir adım olarak görüyoruz.”

 

Sürdürülebilirlik yol haritasını Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkı sağlayacak şekilde oluşturan Brisa, uluslararası çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project-CDP) değerlemesine de dahil oluyor. 2021’de CDP’deki önceki yıllardaki başarısını devam ettirerek 6.kez Türkiye İklim Değişikliği Lideri ve 3.kez Su Lideri oldu. Tedarikçi İlişkileri Değerlemesi’nde (SER) ise en prestijli seviye olan A seviyesinde yer alarak 3. kez Global Liderler arasında yer aldı.

 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2050 sıfır emisyon yol haritasında da yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş ve rüzgarın artırılması, enerji verimliliğinin iyileştirilmesi ön planda olduğunu belirten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar sözlerine şöyle devam etti: ‘’ İklim değişikliği ve çevre kirliliği ilk kez bu kadar dünyanın küresel ölçekte ele aldığı en önemli konuların başında geliyor. Enerji sektörü de bıraktığı karbon ayak izi olarak bu sorunun en büyük aktörlerinden biri konumunda. Dolayısıyla elektrik enerjisinin değer zincirinin her halkasında karbon salınımını azaltmak çok önemli bir trend.

‘’İşimin Enerjisi ‘’ çatısı altında enerji çalışmalarımızda ise son altı ayda devreye alınan projelerimiz ile toplam kurulu gücümüzü üç katına çıkarttık. Bu yüksek performans, toplam iş girişi ve ciro hedeflerimizin oldukça üzerinde gerçekleşmelere ulaşmamızı sağladı. Çatı güneş santrali projelerimize ek olarak enerji verimlilik projelerimizle 7.350 armatürün LED dönüşümü tamamladık ve 2022 yılı için endüstriyel verimlilik projeleri için çalışmalarımıza başladık. Tüm bu projelerimizin en anlamlı çıktısı ise gezegenimizin karbon ayak izini yaklaşık 100 futbol sahası büyüklüğünde bir ormanın senelik etkisi kadar (10.000 ton CO2) azaltmak oldu.

Brisa Aksaray Fabrikası çatısında devreye alacağımız güneş enerji santrali ile hem ülkemizin hem de dünyanın daha iyi bir gelecek için ulaşmak istediği hedeflere katkı sağlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz. ‘’

Brisa, sürdürülebilir enerjiyi her alana taşıyor

 

Brisa, daha önce dünyanın çevresini tek damla fosil yakıt kullanmadan sadece güneş enerjisiyle kat eden ilk uçak unvanına sahip Solar Impulse’ın Türkiye’den destekleyen tek kuruluş olmuştu. Solar Impulse, 26 Temmuz 2016’da tamamladığı dünya turu kapsamında sadece güneş enerjisi kullanarak toplam 40 bin km’den fazla yol kat etmişti. Tarihe damga vuran bu yolculuk yenilenebilir enerji ve temiz teknolojilerin gücünü ortaya koymuş ve sürdürülebilirlik alanında dünya çapında önemli bir farkındalık oluşturmuştu.

 

Brisa Akademi ve Müze ise Sürdürülebilir – Akıllı bina konseptine uygun olarak tasarlanmış olmasıyla öne çıkıyor. Dünya genelinde çevre dostu, sürdürülebilir yapıları sertifikalandıran en prestijli kuruluşlar arasında yer alan LEED (The Leadership in Energy and Environmental Design/Enerji ve Çevre Tasarımında Öncülük) tarafından da GOLD seviyede sertifikaya sahip olan bina enerji ihtiyacının %20-25’lık bir bölümünü kendi bünyesinde üretebiliyor.

 

Türkiye lastik pazarı lideri en güncel olarak Brisa İzmir’de açtığı Premium mağaza konseptli Bridgestone Performance Center’da güneş enerjili totem kullanımını da başlattı.. Brisa sürdürülebilir uygulamalarını yaygınlaştırarak bayi ve hizmet süreçlerindeki karbon ayak izini de azaltmayı hedefliyor.

 

 

 

Bilgi notu:

Enerjisa Enerji Performans Modeli(Performansa Dayalı İş Modeli) Nedir?
Enerjisa Performansa Dayalı İş Modeli’nde santral kurulumu yapmak isteyen şirket/kurumlar ile Enerjisa arasında uzun vadeli bir sözleşme yapılır. Ödemeler kurulan güneş enerji santralinin üretim performansına bağlıdır. Bu kontrat süresince güneş enerjisi dönüşümünüzün her aşamasında Enerjisa ücretsiz danışmanlık verir, müşterilerine yol gösterir.

Güneş Enerjisi Sistemlerinin Şirket/Kurumlara Sağlayacağı Faydalar:
1. Yatırım bedeli ödemeden güneş enerjisi dönüşümü gerçekleştirmek mümkün.
Enerjisa, Güneş Enerjisi Santral kurulumları için gerekli yatırımın finansmanını üstlenir. Güneş enerjisi sistemi kurulumu öncesinde saha çalışmaları yapar, projeyi geliştirir, uygular ve sözleşme boyunca bakım ve onarım hizmeti sağlar.

2. Güneş Enerjisi Santralleri ile elektriğinizi tükettiğiniz yerde üretirsiniz, tasarruf sağlar.
Güneş enerji santrali sayesinde ne kadar çok enerji üretilirse, o kadar az elektrik satın alma ihtiyacı olur, böylece tasarruf sağlanır. Eğer güneş enerjisi santrali tüketim ihtiyacından daha fazla enerji üretiyorsa, bu enerji şebekeye geri satılabilir ve işletme/kurum için bir gelir kaynağı olabilir.

3. Düşük bakım maliyetleri ile uzun yıllar boyunca tasarruf edebilirsiniz.
Güneş enerjisi sistemlerinin bakım maliyeti düşüktür. Güneş panellerinin ömrü uzundur ve 25 yıla varan ürün ve performans garantileri vardır. Paneller yılda sadece birkaç kez temizleme ile verimliliklerini korur. Bu nedenle düşük bakım maliyetleri ile uzun yıllar tasarruf sağlanabilir. Enerjisa kontrat süresince servis ve bakım hizmeti verir ve ekstra bir masraf yapılmasına gerek kalmaz.

4. Güneş Enerjisi Sistemleri ile doğayı korursunuz.
Güneş enerjisi, diğer enerji kaynaklarına kıyasla doğaya olumsuz etkisi bulunmayan bir doğal enerji kaynağıdır. Sera gazı üretmez ve su kaynaklarını kirletmez.

5. Tükenmez ve yenilenebilir enerji kaynağı güneşe yatırım yaparak sürdürülebilirliğe katkı sağlarsınız.
Güneş panelleri, Türkiye’nin pek çok bölgesinde kullanılabilir ve güneş enerjisi her gün mevcuttur. Diğer enerji kaynaklarının aksine, güneş enerjisini tüketmek mümkün değildir.

Sorumluluk Reddi
Bu basın bülteni yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır. Yatırım tavsiyesi olarak nitelendirilmemeli ya da herhangi bir değerlendirme veya kıymete dayanak olması amaçlanmamış olup, hiç kimse için herhangi bir hisseyi veya başka kıymetleri alması, elinde tutması veya satması ile ilgili öneri olarak nitelendirilmemelidir. Bu basın bülteni Enerjisa ve Enerjisa’nın iştiraki olan şirketlerin yönetimleri tarafından yapılan güncel varsayımlara, tahminlere ve de ilgili şirketlerin elinde bulunan diğer bilgilere göre ileriye dönük açıklamalar içerebilir. Çeşitli bilinen ve bilinmeyen riskler, belirsizlikler ve diğer etmenler, gelecekteki gerçek sonuçlar, mali durum, şirketin gelişim veya performansı ile burada verilen tahminler arasında önemli farklılıklara yol açabilir. Enerjisa ve Enerjisa’nın iştirakleri, kanunun mecbur tuttuğu haller dışında, bu ileriye dönük açıklamaları güncelleme veya gelecekteki olaylara veya gelişmelere uygun hale getirme niyetinde değildir ve böyle bir yükümlüğü de bulunmamaktadır.

 

Devamını Oku

Perakende Sektörü 2022 İnovasyon Raporu Yayınlandı

Perakende Sektörü 2022 İnovasyon     Raporu Yayınlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyanın trend sektörlerini inceleyerek geniş ve kapsamlı raporlar hazırlayan GOOINN (Good Innovation), perakendenin sürdürülebilir yolculuğunda nasıl başarılı olabileceği ile ilgili tüm detayları masaya yatıran perakende raporunu yayınladı. Kurumsal şirketlere inovasyon kültürünün yetkinliklerini aktarma ve kurum içi girişimcilik konusunda çözüm ortaklıkları sunan GOOINN, perakende sektörünün gelişiminin önünü açmak için dikkat edilmesi gereken noktaları ve trendleri açıkladı.

 

Dijitalleşmeyle birlikte perakende sektöründe inovasyonun öneminin incelendiği raporda, inovasyonun özellikle çok kanallı perakendecilik sektöründe bir standart haline geldiği belirtildi. Türkiye ve dünya genelinde, fiziksel alışveriş talepleri devam ederken diğer yandan perakendeciler müşteri deneyimini farklılaştırmak için akıllı mağaza uygulamalarını devreye sokmaya başladı. Bu alandaki önemli ve günümüzün en popüler konularından biri olan metaverse’in öne çıktığının belirtildiği rapor, şirketlerin perakende anlamında metaverse stratejilerinin çoğunlukla marka değerlerini desteklemek üzerine kurulduğunu ortaya koydu. Sanal showroom’ların oluşturulması ve fiziksel deneyimlerin online ortama uyarlanması bu alandaki önde gelen beklentiler arasında. Bunun dışında metaverse’ün lüks tüketim ürünleri için yeni bir dünyanın kapılarını açacağı öngörüldü. Buradaki lüks tüketim ürünleri talebinin 2030 yılına kadar 50 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.

 

Perakendenin Değişime Uğradığı 5 Alan

 

Türkiye’de kur dalgalanmaları ve Kovid-19 pandemisinin etkisiyle değişime uğrayan perakende sektöründeki değişim genel olarak beş ana alanda gerçekleşti. Kovid-19 tedbirlerinin mobiliteyi kısıtlaması tüketicilerin günlük davranışlarını etkilerken, e-ticaret, perakende sektörü hacmine yüksek katkı sağladı. Özellikle satıcılar tarafından e-ticaret çözümlerinin daha fazla benimsemesi ve tüketici davranışlarında kalıcı değişikliklerin meydana gelmesiyle, e-ticaret pazarının 2026 yılında 400 ila 450 milyar TL seviyelerine ulaşması ve toplam perakende içerisinde %22’den fazla bir paya sahip olacağı tahmin ediliyor. Online alışveriş yapan müşteri tabanının ise 2026’da 45 milyonu geçmesi bekleniyor. Pandemi döneminde mobil cihazlar en sık kullanılan online alışveriş kanalı haline gelirken, artan e-ticaret ve online alışkanlıklar nüfusun geneline yayılma eğilimi gösterdi ve 2020 yılında 22 milyon online alışveriş yapan nüfus, 2021 yılında 26 milyona ulaştı. E-ticaret faaliyetinde bulunan işletme sayısı ve internet kanalının satışlardaki ağırlığı ise arttı.

 

Ülkedeki perakende satış hacmi Mart 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre %2,5 arterken gıda, içecek ve tütün satışları %6,4, gıda dışı satışlar %5,7 ve otomotiv yakıtı %12,4 azaldı. Cari fiyatlarla perakende cirosu yine Mart 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre %90,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %80,8; gıda dışı satışlar %79,2 ve otomotiv yakıt satışları %150,5 artış gösterdi. Küresel perakendede 2021 yılında 26,03 trilyon dolar olan satış hacimlerinin, 2022 yılına kadar yaklaşık 27,34 trilyon dolara ve 2025 yılına kadar yaklaşık 31,27 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

 

Perakendede Gelişimin Önünü Açacak Önemli İnovasyon Noktaları Ortaya Kondu

 

GOOINN’in Perakendede İnovasyon Raporu’nun ortaya koyduğu verilere göre Türkiye’de perakende sektörünün gelişmesi için şu önemli noktalara dikkat edilmesinin altı çizildi.

 

“Nitelikli insan kaynağını artırmak, verimlilik ve güvence odaklı yeni nesil perakendecilik anlayışını benimsemek, kargo sektöründe hızlı ve organize teslimat için yeni yöntemlerin geliştirilmesi, sektör paydaşlarının sektörün hızlı ve dinamik yapısına uygun olarak ortak davranış kodlarını belirlemesi, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve maliyetleri düşürecek önlemleri almak, sektörün yurtdışında da büyümesini sağlamak amacıyla işletmelere ihracat, e-ihracat ve yurt dışında yatırım yapmalarını kolaylaştıracak teşviklerin verilmesi ve markalaşma konusunda destekleri güçlendirmek, veri kullanımının tüketici deneyimini zenginleştirici ve inovasyonu destekleyici şekilde kullanılmasını sağlamak, kişisel verilerin işlenmesini şeffaf ve özel hayatın gizliliğini koruyacak şekilde yapılandırmak ve sektörde toplumsal faydayı artırıcı adımların atılması için gerekli zemini hazırlamak”.

 

Sürdürülebilirlikte 3 Ana Stratejiyle İlerlenecek

 

Değişen ve dönüşen koşullarda gelecekte var olabilmek için sürdürülebilir faaliyetlere ihtiyaç olduğunu belirten GOOINN’in hazırladığı raporda “Perakendeciler stratejilerini ve yatırımlarını giderek daha fazla sürdürülebilir kılmak için çalışmalar yapıyor. Daha geniş bir tüketici yelpazesinin isteklerine cevap vermek için ürünlerinin ve genel markalarının sürdürülebilirliklerini yeniden değerlendiriyorlar. Perakendecilerin sürdürülebilirliğe odaklanmalarının arkasında sorumlu tüketici anlayışı, yatırımcının sürdürülebilirliği desteklemesi, iklim değişikliğine karşı sorumluluklar ve pandeminin satın alma davranışlarında yarattığı değişiklikler gibi nedenler yatıyor.” denildi. Ayrıca, perakendecilerin daha sağlıklı, daha az zararlı bir dünya ve temiz bir gelecek yaratmaya yönelik çabaları kapsamında emisyon azaltma, atık azaltma ve döngüsel ekonomi bulunuyor.

 

Sürdürülebilirlik Konusunda Başarılı Olabilmek İçin 3 Aşamalı Bir Yaklaşım Benimseniyor

 

Araştırmanın ortaya koyduğu detaylara göre perakendelerin sürdürülebilir alanında değer yaratması ve başarılı olabilmesi için 3 aşamalı bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor. İlki sürdürülebilirliğe kurumsal stratejide öncelik verilmesi, ikincisi iş ve operasyonlara sürdürülebilirliğin dahil edilmesi ve son olarak da sürdürülebilir işler için değer zincirlerinin yanı sıra pazara giriş tekliflerini, markalarını ve fiyatlarını yeniden tasarlanması olarak ortaya kondu. Ayrıca diğer ekosistem üyeleriyle birlikte etkileşim ve işbirlikleri gerçekleştirerek sürdürülebilirlikteki ilerlemeye katkı sağlayabilirler.

 

Perakendede Metaverse Esintisi

 

Oyun sektöründen finans sistemlerine, emlakçılıktan müzik sektörüne kadar pek çok alanı etkileyen ve etkilemeye devam eden metaverse, perakende sektörüne de farklı bir boyut kazandırdığının belirtildiği raporda örnek çalışmalar ile birlikte şu görüşlere yer verildi;

 

“Perakende şirketleri metaverse ile birlikte müşteri deneyimlerini farklılaştırarak fiziksel ve sanal dünyalar arasında geçiş yapan ürünleri pazarlamak için yeni yollar sunmaya başladı. Buradaki en önemli nokta müşterilerin duyularına hitap etmek ve metaverse dünyası ile birlikte bu anlamda çekici bir perakende ortamı yaratmanın en etkili yollarından biri olarak görülmektedir. Duyulara hitap etme konusunda ses ve görsel olarak çekici bir ortamın sunulması metaverse dünyasında satın alma kararlarını teşvik eden, müşterilerin bir markanın ürünü veya hizmeti ile olumlu çağrışımlar geliştirmesini ve satın alma olasılığını artırmasını sağlamaktadır. Ayrıntılara özen gösteren ve sürükleyici deneyim sağlamaya odaklanan markalar metaverse dünyasında benzersiz perakende deneyimleri sunacaktır. Tüketiciler sanal dünyada daha fazla zaman geçirdikçe sahip oldukları sanal ev, sanal giysi, sanal mücevher veya kullanılan sanal kozmetikler bugün gerçek dünyadaki satın almalar ve sahip olunan şeyler kadar önemli halde gelecektir. Bu nedenle perakende şirketleri gerçek dünya fiyatlarında bir ürün yelpazesi yaratarak bu talepten yararlanma fırsatına sahiptir.

 

Yaratıcılara Yatırım Yapılacak

 

Perakendecilerin metaverse’ten en fazla değeri ve potansiyeli elde etmek için yapması gereken diğer önemli bir konu ise, yaratıcılara yatırım yapmak ve topluluğu teşvik etmeye odaklanmaktır. Bunun sebebi Web 3.0 ve uygulamaları merkezden uzaklaştırarak yeni bir sanal ekonominin ortaya çıkışını sağlamasıdır ve yaratıcılar bu yeni ekonominin en önemli bileşenlerinden biridir.

 

Kişiselleştirilmiş ve Kitlelere Özel Mağazalar Geliyor

 

Metaverse ile sektördeki en önemli değişimlerden birisi insanların ticari ilişkileri ve kişiselleştirilmiş deneyimleridir. Perakendeler bahsedilen bu sanal dünya sayesinde müşterilerine ihtiyaçlarını anlayan, bunlara uyum sağlayan ve anında tatmin eden bir avatar ile sanal olarak hizmet verebilecektir. Ayrıca kitlelere özel mağazalar ve deneyimler tasarlayarak tüketicilerin ilgisini çekebilecek ve tüketicileri sanal mağazalarında daha fazla durmalarını sağlayarak satın almaya yönlendirebilecektir.”

 

Ayrıca raporda, perakendede öne çıkan sanal yerleştirme, mağaza içi müşteri analitiği, dokunmasız teknoloji (TFT, touch free technology), QR kod, yapay zeka, robotik teknoloji, chatbot’lar ve akıllı asistanlar, otomasyon, artırılmış gerçeklik (AR, augmented reality), sanal gerçeklik (VR, virtual reality) ve makine öğrenimi teknolojilerinin detaylarına yer verildi.

 

2022 Perakende Trendleri

 

Perakende sektörü 2022 trendlerinin örnekler üzerinden detaylı şekilde incelendiği GOOINN Perakende Raporu’nda önemli trend başlıkları ayrıca aktarılıyor.

 

Devamını Oku

Dağ Hiç Düşer Mi?

Dağ Hiç Düşer Mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YouTube’da yaklaşık 5 milyon abone sayısı ile 7’den 70’e herkesin büyük beğenisini kazanan ismini mutluluktan alan Niloya, her hafta izleyicileri yeni bir maceraya çıkarmaya devam ediyor. Çizgi kahramanlar, kurbağalarla oyunlarından ısınma taktiklerine, arama kurtarma ekibi çalışmalarından hayvan dostlarıyla eğlencelerine kadar eğitici ve öğretici birçok yeni içeriği her cumartesi günü saat 09.00’ da YouTube kanalında sevenleriyle buluşturuyor. Niloya ve arkadaşlarının sabırsızlıkla beklenen yeni bölümü “Dağ Düştü” 2 Temmuz 2022 tarihinde yayınlanacak.

 

 

Niloya’nın Gördüğü Doğru Mu?

 

Niloya, Murat ve Tospik güzel bir havada serenderde zaman geçirirken, Niloya dürbünü ile dağdaki sincapları izler ve bir anda panik olur. Abisi Niloya’ya ne olduğunu sorduğunda ise Niloya abisine dağın düştüğünü söyler. Abisi olmaz öyle bir şey dese de Niloya gözleri ile gördüğünü belirtir. Niloya tüm köyü dağ düştü diye ayağa kaldırır. Murat ve ailesi başta Niloya’nın oyun oynadığını ya da oyunla gerçeği karıştırdığını düşünse de baba ve dede şüphelenir ve ne olduğunu öğrenmek için tepeye doğru yola çıkarlar. Yamaçta küçük bir heyelan olduğunu görüp, gerçekten sıkışmış olan sincapı bulup getirirler. Ama Niloya bir türlü heyelan kelimesini doğru bir şekilde söyleyememiştir. Niloya, olayı yine doğru görmüştür. Onun çevresine karşı olan bu hassasiyeti sayesinde anne sincap ile yavru sincap kurtulmuştur.

 

Devamını Oku

Seyahat Çantanızın Vazgeçilmezi Zade Vital Bu Yaz da Tatilin En Güvenilir Eşlikçisi Oluyor

Seyahat Çantanızın Vazgeçilmezi Zade Vital   Bu Yaz da Tatilin En Güvenilir Eşlikçisi Oluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sıcakların kendini iyice göstermesiyle beraber şehirler boşalırken herkes rotasını masmavi denizlere yöneltiyor. Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen seyahat tutkunları, valizlerinden ayırmadıkları Zade Vital ürünleri ile güvenli ve keyifli bir tatilin tadını çıkartıyor.

Kadın sağlığının dostu Probiyotik Feminen

 

Tatil dönemlerinde havuz ve deniz kullanımının sık olması, flora değişikliklerine ve olası enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor. Vücuttaki her bölgenin farklı florası, Zade Vital Probiyotik serisindeki farklı ürünlerle destekleniyor. Zade Vital Feminen, vajinal florayı desteklemeye uygun suş içerikleri ile kısa süre içinde yararlı ve zararlı bakteri oranını dengelemeye yardımcı oluyor. Zade Vital Probiyotik Feminen, içerdiği probiyotik mikroorganizmalar genital sağlığın desteklenmesinde rol oynuyor.

Formülde yer alan prebiyotik bileşenler ise probiyotik mikroorganizmaların gelişimini ve yaşamını destekliyor. Probiyotik Feminen’in üretiminde kullanılan geç salınım sağlayan DR kapsül teknolojisi sayesinde içerdiği bakteriler bağırsağa ulaşıncaya kadar korunuyor, size içiniz rahat şekilde tatilin tadını çıkartmak kalıyor.

 

Doğal nem bombası susam yağı

Özellikle Çin ve Hint tıbbında, Ayurvedik uyguamalarda önemli bir yere sahip olan susam yağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde yıpranmış cildin elastikiyetinin geri kazanılmasını ve nem tutma kapasitesinin artmasını destekliyor. Güneş sonrasında da cildin nem dengesini korumak için bakım yapmak gerekiyor. Banyodan sonra doğal bakım için susam yağı en iyi seçenekler arasında yer alıyor.

 

Cilt bariyerinin güçlenmesine Hindistan cevizi yağı desteği

Yaz aylarında güzelliğimize verdiğimiz önem her zamankinden daha fazla oluyor. Saç ve tırnaklarımızı güneşin, denizin ve havuzun zararlı etkilerinden korumak adına tedbir yöntemleri öne çıkıyor. Cilt ve saç sağlığı için önemli içeriklerden biri olan, nemlendirici özelliği bakımından oldukça zengin Hindistan cevizi yağı, düzenli kullanımda özellikle yazın güneş, havuz ve denizin cilt üzerindeki etkilerini cildi besleyerek minimize etmeye yardımcı oluyor. Yatıştırıcı ve nemlendirici özellikleri de bulunan Hindistan Cevizi yağı, aşırı güneşlenme sonucu tahriş olan cildin rahatlatılmasında ve sinek ve böcek ısırıklarının yarattığı etkinin hafifletilmesinde tercih ediliyor. Hindistan cevizi yağının yapısında bulunan laurik asit sayesinde saç gövdesine ulaşabiliyor, böylece yıpranmış saç uçlarına bakım yaparak yumuşak ve parlak bir görünüm kazanmasına da yardımcı oluyor.

 

 

 

 

Takviye edici gıdaları kullanmadan önce lütfen doktorunuza danışınız.

 

ZADE VITAL® HAKKINDA

 

Zade Vital Doğal Besin Destekleri Serisi, tohumun doğduğu Anadolu topraklarından çıkan, Akdeniz ve Karadeniz’in sağlık fışkıran bitki ve meyvelerinden güç bulan Türkiye’nin ilk sağlıklı yaşam markasıdır. 135 yıldır “nesiller boyu sağlık” ilkesi ile çalışan Helvacızade Grubu yoğun Ar-Ge yatırımı gerektiren ilaç sektöründe, üniversite ve sanayinin bilgi birikimi ve imkanlarını biraraya getirerek, 2012 yılında Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi ARGEFAR ile işbirliği içinde Zade Vital’i toplumla buluşturmuştur. Zade Vital, binlerce yıldır şifa ve güzellik amaçlı kullanılan bitki, meyve ve tohumları Ar-Ge ile birleştirerek dünyanın en zengin Soğuk Pres ürün çeşitliliğini sunmuştur. Bitki, meyve ve tohumları hiçbir ısıl işlem ve kimyasal işlem görmeden üreten Zade Vital, geniş ürün yelpazesi ile sadece belirli coğrafyalarda yetişen bitkileri, uluslararası GMP (Good Manufacturing Practices) standartlarında üreterek, farmasötik formda tüm dünya ile buluşturmaktadır. Zade Vital ürünleri Türkiye genelinde 16.590 eczanede, sadece doktor ve eczacı danışmanlığında insanlarımızla buluşmaktadır. Zade Vital; Nutrasötik ve Kozmesötik kategorileri ile 130 farklı ürün çeşidi ve 537 farklı ürün formu ile çocukluktan itibaren yaşamın her döneminde daha iyi hissetmek, yaşlanma etkilerini geciktirmek, hastalıklardan korunmak, güç ve enerji kazanmak, cildin sağlık ve güzelliğini korumaya ve sağlıkla yaş almaya destek olmaktadır. 2017 yılında ABD Chicago’da Zade Global Inc. şirketini kuran Helvacızade Grubu, dünya genelinde Zade Vital markası ile sağlık alanında fark yaratmak için çalışmalarına hızla devam etmektedir. Zade Vital hakkında detaylı bilgi için; www.zadevital.com.tr’den ziyaret edebilirsiniz.

 

zadevital http://www.zadevital.com.tr/

 

 

 

Detaylı Bilgi İçin

Reyhan Apaydın

ZADE VITAL

Ürün Müdürü

(216) 411 00 14 / (530) 142 90 38

[email protected]

 

Sahra Bilgin

Effect BCW

Medya İlişkileri Direktörü

(212) 269 00 69 / (536) 583 00 31

[email protected]

 

 

 

 

 

Referanslar

1.De Luca, Chara, et al. Skn Antageng and Systemic Redox Effects of Supplementaton wth Marne Collagen Peptdes and Plant-Derved Antoxdants: A Sngle-Blnd Case-Control Clinical Study. Oxdatve medcne and cellular longevty 2016

2.Proksch, E., et al. Oral intake of specific bioactive collagen peptides reduces skin wrinkles and increases dermal matrx synthess. Skin pharmacology and physology 27.3 (2014): 113-119.

3.Boelsma E., Hendriks HFJ., Roza L. Nutritional skin care: health effects of micronutrients and fattyacids. Am J Clin Nutr 2001;73:853-64.

4.Sara Sibilla, et al. An Overvew of the Benefical Effects of Hydrolysed Collagen as a Nutraceutcal on Skin Properties: Scientific Background and Clincal Studies. Nutraceuticals Journal, 2015, 8: 29-42.

5. Sripriya R., Kumar R., A Novel Enzymatic Method for Preparation and Characterization of Collagen Film from Swim Bladder of Fish Rohu (Labeo rohita), Food and Nutrition Sciences Vol.06 No.15 (2015).

 

Devamını Oku

Erken Çocukluk Eğitimi ile Çocuğunuz Okula Hazır

Erken Çocukluk Eğitimi ile Çocuğunuz Okula Hazır
0

BEĞENDİM

ABONE OL

0-6 yaş arasını kapsayan okul öncesi dönemde, çocukların öğrenmeleri artarken, temelleri evde atılan alışkanlıkları gelişiyor, zihinsel yetenekleri hızla gelişip biçimleniyor. Yaşıtlarıyla ilişkiye giren çocuklar, paylaşmayı, iş birliğini, uyumlu davranmayı, özgürlüğü de öğreniyor. Bu nedenle okul öncesi dönemde çocuğun eğitim alması büyük önem taşıyor. Bahçeşehir Koleji, bu dönemde çocukların sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor gelişimlerini Erken Çocukluk Eğitimi ile destekliyor.

 

Bahçeşehir Koleji’nin sunduğu Erken Çocukluk Eğitimi’nde öğretmenler tüm gelişim alanlarında çocuklara rehberlik ederken, çok yönlü eğitim materyalleriyle donatılmış güvenli, sağlıklı ve özgür sınıf ortamlarında her öğrencinin bireysel farklılıklarını dikkate alarak etkinlikleri buna göre planlıyor. 4 ve 5 yaş gruplarında Çift Dilli Eğitim ya da Half Day English/Yarım Gün Türkçe Yarım Gün İngilizce programları uygulanıyor. Çift Dilli Eğitimde sınıfta bir Türk ve bir yabancı öğretmen bulunuyor. Programın yüzde 70’i İngilizce, yüzde 30’u Türkçe olarak yürütülüyor. Half Day English uygulamasında ise yarım gün Türkçe, yarım gün İngilizce öğretmeni ile gerçekleştiriliyor.

 

Bahçeşehir Koleji’nin tüm dünyada kabul gören uluslararası birçok modelin kendi eğitim sistemimize entegre ederek oluşturduğu Erken Çocukluk Eğitimi; Mathazone Matematik Eğitimi, Finansal Okuryazarlık, Yaşayan Değerler Eğitimi, Drama Eğitimi, Kodlama ve Robotik, Göster-Anlat Eğitimi, Hayal Fabrikası gibi birçok uygulamanın yer aldığı farklılaştırılmış eğitim içeriğiyle dikkat çekiyor. Beyin Temelli Öğrenme, Reggio Emilia, High Scope, STEM Junior yaklaşımları eğitimin temel taşlarını oluşturuyor.

 

Beyin Temelli Öğrenme, bilgiyi ezberlemek yerine anlamlı hale getirme amacı taşıyor. Beynin her iki yarım küresini de harekete geçirecek bilişsel, sanatsal ve devinimsel çok çeşitli etkinliklere yer verilen Beyin Temelli Öğrenme modelinde öğrenci derse aktif olarak katılıyor, duygularının farkına varıyor ve bu duyguları yansıtıyor. Reggio Emilia yaklaşımıyla çocuklara somut yaşantılar sunularak yeni keşifler yapmalarına fırsat tanınıyor. Program, hayal fabrikalarında projelerle sürekli araştırma üzerine kuruluyor. High Scope yaklaşımında ise öğrenciler yapacakları çalışmaları ve oyunları kendileri planlıyor. Çocukların seçim yapmalarına, karar alma mekanizmalarının geliştirilmesine, sorumluluk almayı öğrenmelerine, öz disiplin ve yeteneklerinin geliştirilmesine destek veriyor. STEM Junior ile okul öncesi eğitimde bilim, teknoloji, mühendislik, matematik ve sanat çalışmaları entegre şekilde sunularak öğrencilerin bir konu üzerinde derinlemesine bilgi sahibi olmaları sağlanıyor.

 

Bahçeşehir Koleji, çocukların hayat boyu öğrenmede temel yetkinliklere sahip olmalarını ve gelişimlerini hedefleyen özgün eğitim modeli Master First ile çocukların keşfederek, yaparak, yaşayarak öğrenmesini sağlıyor. Master First kapsamında çevrelerinde olan değişimleri fark edebilme, iklim değişikliği hakkında bilgilenme, kıtlık, çölleşme gibi kavramları öğrenmeleri, üzerine düşen sosyal sorumlulukların bilincine varabilmeleri için çocuklara İklim Değişikliği Ve Farkındalığı; sosyal problemleri fark edebilme ve çözümler üretebilmeleri için Çocuklar İçin Felsefe eğitimleri veriliyor. Finans Okuryazarlığı ile tasarruf- yardım etme- birktirme- harcama kavramlarını öğrenmeleri ve günlük yaşamda bilinçli olarak kullanabilmeleri; amaçlanırken; Duygu Okuryazarlığı ile de çocukların sosyal yaşamda birbirini anlama, anlayışlı olma, empati ile davranma konularında bilinçlenmeleri amaçlanıyor. Beslenme Okuryazarlığı ise çocukların gıda hakkında bilinçlenmeleri, gıdayı korumak, dengeli beslenme kuralları, israf etmeme, bilinçlenmeleri ve günlük hayatlarında uygulamaya yönelik beceri kazanmaları hedefleniyor.

 

Bahçeşehir Koleji Hakkında

Eğitime 1994 yılında Bahçeşehir’de kurulan ilk kampüsünde başlayan Bahçeşehir Koleji, bugün Türkiye’nin 65 ilinde bulunan 143 kampüsünde 160 bine yakın öğrenciye eğitim veriyor. Türkiye’de STEM eğitimini uygulayan ilk eğitim kurumlarından olan Bahçeşehir Koleji; Kişiye Özgü Öğretim Modeli (KÖM), Yapay Zekâ Okuryazarlığı, Master 6, Master Junior, Master First, Çift Dilli Eğitim gibi eğitim modelleri, Kodlama ve Robotik, Together, Sosyal Takip Programı (STP) gibi eğitim uygulamaları ile eğitimdeki yenilikçilik vizyonunu sürdürüyor. Bünyesinde bulunan Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri ile geleceğin teknolojisine yön verecek, ülkemizi küresel ölçekte teknoloji liderleri arasında konumlandıracak genç bilim insanlarını yetiştiren Bahçeşehir Koleji, Türkiye’nin ve dünyanın saygın eğitim kurumları arasında yer alıyor.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.