Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu’ndaki El Nino hava olayının hızla güçlenerek son bin yılın en şiddetli seviyelerinden birine ilerlediğini duyurdu. Fosil yakıt kaynaklı küresel ısınma ile birleşen bu ısı dalgasının, dünya genelindeki sıcaklık rekorlarını kırması ve 2027’yi kaydedilmiş en sıcak yıl yapması bekleniyor.
El Nino’nun etkileri şimdiden küresel çapta yıkıcı sonuçlar doğurmaya başladı. Endonezya’daki orman yangınlarının yayılması ve Hindistan’daki muson yağmurlarının zayıflaması, krizin ilk belirtileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde Avustralya’da artan yangın riskleri ve Güney Amerika’da şiddetli taşkınlar öngörülüyor.
Dünya Gıda Programı, bu aşırı hava koşullarının yaklaşık 50 milyon insanı akut açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağını tahmin ediyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, gezegenin daha önce görülmemiş bir tehlike bölgesine girdiğini vurgulayarak, iklim kriziyle mücadelede kaybedilecek zaman olmadığını belirtti.
Pasifik üzerindeki rüzgar değişimleri deniz yüzeyini ısıtarak atmosfere büyük miktarda enerji aktarıyor. El Nino döngüsü, okyanus merkezindeki yüzey sıcaklığının 30 yıllık ortalamanın 2,6 derece üzerine çıkmasına neden oldu. Bazı derin su bölgelerinde bu farkın 8 dereceye ulaştığı tespit edildi.
Dünya Meteoroloji Örgütü, etkileri 2027’ye kadar sürecek bu durumun kuraklık, aşırı sıcaklar ve seller yoluyla toplumlara ve küresel ekonomiye ağır darbe vuracağını bildirdi. Aşırı hava olayları, gıda fiyatlarını artırırken tarımsal verimliliği de olumsuz etkiliyor. İngiltere gibi bölgelerde yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık sonrası 2026, kayıtlara geçen en verimsiz hasat dönemlerinden biri oldu.
Uzmanlar, karbon salımının hızla düşürülmemesi halinde El Nino’nun körüklediği yıkıcı döngünün gelecekte daha vahim bir tablo yaratacağına dikkat çekiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]