Orta Doğu’daki artan gerilim ve karşılıklı saldırılar, küresel pay piyasalarında düşüş eğilimini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen gemilerden yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıklaması, tansiyonu yükseltti.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na müdahale etmesine izin vermeyeceklerini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi ise mutabakatın kriz sürecine girdiğini belirtti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı’nın güney koridorunda ülkeye ait 2 tankerin İran’a ait seyir füzeleriyle hedef alındığını, 1 mürettebatın hayatını kaybettiğini ve 8 personelin yaralandığını açıkladı.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin çelişkili açıklamalar, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor. Hafta sonu Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Umman’ı da kapsayan saldırıların ardından iki ülkenin boğazın kontrolünün kendilerinde olduğunu iddia etmesi, diplomatik süreci tehlikeye attı.
Yeniden başlayan saldırılar, uzun vadeli bir ateşkesin mümkün olup olmadığı konusunda endişeleri artırıyor. ABD ve İran arasındaki gerilim petrol fiyatlarını yükseltirken, çatışmaların enerji arzında aksamalara ve enflasyonist baskıları artırabileceği endişeleri piyasalarda risk algısını yükseltiyor.
Yapay zeka hisselerindeki aşırı yükseliş endişeleri ve yarı iletken piyasasındaki dalgalanmalar, teknoloji sektörünün istikrarlı bir ivme yakalamasını zorlaştırıyor. ABD’de açıklanacak enflasyon verisi, piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Son bir ayda petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen, ABD’de TÜFE’nin aylık bazda değişim göstermesi beklenmiyor. Bu veri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz beklentilerini şekillendirecek.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, çekirdek enflasyon verisinin yüksek gelmesi durumunda para politikasında sıkılaştırmanın gerekebileceğini belirtti. Fed Başkanı’nın Kongre’deki sunumu da piyasaların odağında bulunuyor.
Bilanço döneminin başlamasıyla piyasalardaki oynaklığın artması bekleniyor. Bank of America, Wells Fargo, Citigroup, Goldman Sachs ve JPMorgan gibi büyük ABD bankalarının bilançoları yatırımcıların takibinde olacak.
ABD Hazine Bakanlığı, haziran ayında federal hükümetin 120 milyar dolarlık bütçe açığı kaydettiğini açıkladı.
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını şiddetlendirmesi, Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerini artırarak Brent petrolün varil fiyatını 85 doların üzerine taşıdı. Bu durum, Fed’in faiz artırımına gideceğine yönelik beklentileri güçlendirerek pay piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor.
Analistler, yenilenen askeri saldırıların küresel ham petrol arzında aksama endişelerini artırdığını, bunun da enflasyon endişelerini yeniden canlandırdığını ve küresel faiz oranları üzerindeki belirsizliği artırdığını belirtiyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyonist endişelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyrederken, dolar endeksi hafif düşüş kaydetti. Altının onsu ise önceki günkü düşüşün ardından alım fırsatı sunmasıyla yükselişe geçti.
New York borsası, ABD-İran gerilimi ve teknoloji hisselerindeki satış baskısıyla negatif bir seyir izledi. Özellikle yarı iletken hisselerindeki düşüşler piyasaları olumsuz etkiledi.
Avrupa borsaları, jeopolitik gerilimlere rağmen alış ağırlıklı bir seyir izlerken, telekomünikasyon ve enerji hisselerindeki yükselişler kayıpları telafi etmeye çalıştı. Ancak teknoloji hisselerindeki düşüşler iyimserliği sınırladı.
Asya piyasalarında ise satış baskısı arttı. Çin’in haziran ayı ihracatındaki güçlü artışa rağmen, Güney Kore ve Japonya’daki sanayi üretimi verileri beklentilerin altında kaldı.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 1,60 değer kaybederek tamamladı. Dolar/TL kuru ise yatay seyrediyor.
Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD enflasyon verisi ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin haber akışının piyasalar üzerinde etkili olacağını belirtiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]